İcradan satılık Citroen araçlar burada.% 50 fiyatına satışta
  • taşıt icra ihaleleri
  • Tarih
         
    İhale
    İl
    İlçe
    Semt
    1. Tarih
    2. Tarih
    Fiyat

    Model Yılı

DOSYA NO ARA

Dosya No
İhale Türü
ara

HABERLER

SON EKLENEN İCRA İHALELERİ

Tarih
İhale Türü
 
ara
icra ihale rehberi
icradan önce kendin sat

Arama Sonuçları

F Dosya No Cinsi Marka Model Yılı İl İlçe 1. İhale Bedeli
20**/** Otobüs Cıtroen Jumper 2012 İstanbul Beyoğlu 20.000,00 TL
20**/** Otobüs Cıtroen Jumper 2013 İstanbul Tuzla 27.500,00 TL

"Otomotiv sektörüne ve Dünya tarihine adını yazdıran marka!"

Otomotiv tarihinde çığır açan pek çok yeniliğe imza atan Citroen, 1919 yılında André Citroën tarafından kurulmuştur. Citroën soyadı, tüccar olan atalarının sonradan “Citron” olarak değiştirilen “Limoenman” soyadından geliyordu; “küçük limonları olan adam”...

34 yaşındayken “dişli takımı” üretmek üzere kendi şirketini kuran Andre Citroen, otomotiv sektöründe ileri tarihlerde bir dev olarak anılacaktı. Citroën’in hafızalara kazınan sembolü ”double chevron” (rütbe işareti) ise André Citroen’in kendi buluşu olan üçgen dişli sistemine bir gönderme idi.

İşte otomotiv tarihin Citroen tarafından konan temel taşları:

1919
4 Haziran 1919’da Citroen markalı ilk otomobil satıldı: 10 HP A Type Torpedo. Citroën, A Type’ı otomotiv tarihine kazandırmıştı...

1924
Daha sonra, A Type ile kazanılan deneyim sayesinde B serisinin yapımına geçildi. Seri üretim içinde dünyanın ilk çelik karoserli otomobili BlO yer aldı.

1933
Citroën 8CV, 93 km/s ortalama hız ve 300.000 km yol ile "uzun mesafede dünya rekoru"nu kırdı.

1934
Citroën "dünyada ilk önden çekişli otomobilin seri üretimi"ne başladı.

1938
C serisiyle bir ilke daha imza atan Citroen, modelini genişletmeye ve sektöründe öncü olmaya devam etti. 1938 yılında Citroen dünyanın ilk "hydropnömatik süspansiyonlu" otomobili La 15 Six’i piyasaya sürdü.

1955
1955 yılında Citroën dünyanın fren disklerini standart olarak sunan ilk otomobili DS’i Yüzyılın otomobili olarak sundu.övgülerle piyasaya çıkan DS, “gerçekleşen bir düş, bir mucize” olarak tanımlanmıştı. Tanrıça anlamına gelen "déesse" kelimesinin okunuşu olan DS, otomotiv dünyasına bir mit olarak girdi ve şu ana kadar hep öyle kaldı.

1978
"Dünyanın ilk en hızlı turbosuz otomobili" La CX 2500 Diesel 1978 yılında icat edildi. Aynı yıl "dünyanın ilk tam elektronik ateşleme sistemine sahip otomobili" La LNA'yı satışa sundu.

1989
1989 yılına gelindiğinde Citroen yine şaşırttı: Dünyanın ilk hidroaktif süspansiyonlu otomobili XM sahnedeydi.

1991
"1991 yılında Avrupanın ilk arka koltuk eğimi ayarlanabilen otomobili" ZX'i icat etti.

1994
Citroen 1994 yılında AX Eco 2,7lt/100 km ile "yakıt ekonomisinde dünya rekoru"nu kırmıştır.

1996
1996 yılında Saxo’nun lansmanı yapıldı.25 000 -30 000 ziyaretçi aracın üretildiği yere; Aulnay’a geldi.

1997
1 581 378 adet satılan ZX’in üretimi sona erdi ve Xsara lanse edilerek piyasaya sürüldü

2000
2000 Kasım da , Citroën, Otomobil endüstrisinde bir ilk olan ISO 9001 (versiyon 2000)’i aldı.
C serisi yeniden gündeme geldi. yeniden canlandırıldı; nostalji teknolojiyle buluştu. C serisindeki otomobiller, bulundukları segmente, kullanım amacına, donanımına göre numaralandırılıyor du. En küçük model C1 ve en son piyasaya sunulan C8 gibi...

SÜSPANSİYON

Süspansiyon
Xantia'nın en büyük avantajı hidrolik süspansiyonuydu. Hem konforunuzdan hem güvenliğinizden ödün vermiyorsunuz
Xantialar 3 farklı süspansiyon çeşidi ile satıldı. 1993-1995 arası baz modellerde hidropnömatik sistem , Üst modellerde ise Hydractive 1 adı verilen bilgisayar kontrollü süspansiyon sistemi sunuldu. 95 sonrasında üst modellerde hydractive 2 ve opsiyonel olarak activa sistemi sunuldu.


Citroen ilk defa Zx de kullandığı self steering rear (kendiliinden yönlenebilir arka aks) sistemini bütün xantialara uyguladı. Bu sistem arka tekerlerin 3 dereceye kadar dönebilmesine imkan tanıyordu. Bu sistem bazı modellerde mekanik bazılarında ise bigisayar kontrollü olarak işliyor.



SÜPANSİYONUN SIRRI NE ?

Hidro Pnömatik süspansiyon, sadece Citroen otomobillerde bulunan çok gelişmiş bir teknolojidir. Bu sistemde, basınçlı yağ ve hidrolik yağın birlikte kullanılması sayesinde, hem yolculuk konforu hem de yol tutuş kabiliyeti, klasik sistemlere oranla, çok daha güvenilir olur.

Hidro-pnömatik sistem, fren yapıldığında aracın arka tarafını otomatik olarak alçaltarak aracın öne doğru kapaklanmasını önler. Böylece yolcular araç içinde öne doğru savrulmazlar ve frenlemeden dolayı rahatsız olmazlar. Bu sistem, özellikle ani frenlemelerde arka tekerleklerin bloke olma riskini de azaltır.

Hidro-pnömatik sistem, Citroen’e mükemmel bir denge kazandırır. Bu sayede Citroen ne kadar yüklü olursa olsun, yerden yüksekliği daima aynı kalır. Yol tutuşu daima optimumdadır. Aynı denge özelliği sayesinde, örneğin arka tekerleklerden biri patlasa bile aracınızı gideceginiz yere veya servise kadar üç tekerlek üzerinde götürebilirsiniz.

Hidro-pnömatik sistemin başka bir özelliği de, Citroen arabanızı dilediğiniz zaman yükseltebilmenizdir. Yüksek bir kaldırıma çıkarken veya engebeli bir araziden geçerken aracın yüksekliğini arttırabilirsiniz. Böylece Citroen’iniz başka araçların geçemediği yüksekliklerden geçebilir.

Hidro-pnömatik sistemin yapısı basıtçe şu şekilde açıklanabilir: Aracın süspansiyonları hidrolik yağ ile çalışmaktadır. Süspansiyonlardaki hidrolik sıvı her tekerlekte birer hava yastığıyla desteklenmektedir. Böylece tekerleğin hareketi süspansiyondaki hidrolik yağı hareket ettirir, hareket eden hidrolik yağ da hava yastığını sıkıştırır.Bu sayede araç her tekerlekte birer adet olmak üzere dört hava yastığı üzerinde gider. Böylece eşsiz bir konfor ve sürüş rahatlığı sağlanmış olur.

NASIL ÇALIŞIYOR

Klasik otomobillerin helezon yayları ( makasları ,veya torsiyon çubukları) 2 değişik akışkan ile değiştirilmiştir.

-Sıvı (LHM)

Yeşil renkte sıkıştırılamayan “LHM” adı verilen özel mineral yağ süspansiyonda tekerlerlerin hareketini sağlıyor.

-Gaz (azot)
Azot gazı helezon yayı görevini yapmaktadır.Çelik bir sfer içinde bulunan ezilebilinir Azot gazı süspansiyonun esnekliğini sağlıyor
Yağ (LHM) sürekli pompalama veya boşaltma yapılarak aracın her koşulda sabit yükseklikte kalmasını ve süspansiyonun her koşulda tam bağımsız olarak hareket etmesini sağlıyor.